Kuzey Işıkları (Aurora Borealis)

Yazının yazıldığı tarih Tarih: 18 Eylül 2013  Yazının ait olduğu kategori Bölüm: Genel, Kültür Sanat  Yazının okunma sayısı Okunma: 1.993 views  Yazıya yapılan toplam yorum Yok.

Kuzey Kutbu uzun yıllardır merak ettiğim ve her fırsatta gitmeyi düşündüğüm yerlerin arasında en başında gelir. Gidebildim mi ? Hayır! 🙂

Kuzey Kutbu üzerine gitme isteğimin en büyük nedenlerinden biri halen hızlıca erimekte olan buzulları erimeden! görebilme şansına sahip olmak (belki 20 sene sonra hiç biri kalmayacak).. Bir diğer nedeni ise; beni büyüleyen Kuzey ışıkları. (şahsen bir gece eve giderken kuzey ışığı görseniz ve konuyu bilmiyorsanız cümleten imana gelebiliriz 🙂 )

not:  Fotoğraf çekmek ilgi alanız ise kuzey ışıklarını hayal gücünüze bırakıyorum 🙂

Bakınız Kuzey ışığı ;
kuzey ışığı 1

Kuzey ışıkları nedir diyecek olursak ;

Kuzey ışıkları, Dünya’nın manyetik kuzey ve güney kutup dairelerinde gözlenebilen bir gök olayı. Gökyüzüne bakıyorsunuz ve yeşilli morlu ışıklar gecenin karanlığında sanki dans ediyor, biri kayboluyor yenisi geliyor, sürekli bir takım renkler, ışıklar… Ve bunlar, “havada”. Bilgimizi bundan 1000 sene önce bilinenlerle kısıtlarsak, “yıldızların olduğu yerde” de diyebiliriz.

Hal böyleyken kuzey ışıkları, görüldükleri yerlerde yaşayan toplumların efsanelerinde kimi zaman “koşturan tilkilerin kuyruklarından saçılan ateşler”, kimi zaman “dünyayı çevreleyen ateş çemberi”, kimi zaman hakkında konuşulursa gökten inip konuşan kişiyi yakacağına inanılan alevler kimi zaman da, tabii ki, “savaşan ölüler” olarak kendine yer bulmuş.

Yüzyıllar boyunca hakkında binlerce açıklama ve fikir geliştirilmiş kuzey ışıklarının nasıl oluştuklarını anlamak ise, ancak Dünya ve uzay hakkında edindiğimiz bilgiler geliştikçe, yeni yeni mümkün olmuştur.

Kuzey ışıklarının nasıl oluştuğunu anlamak için bilmemiz gereken şeyler hiç de azımsanacak gibi değil. Bu fenomeni açıklamak için Güneş rüzgarları, dünyanın manyetik alanı, manyetik alan hatları ve ionlar ile elektronların bu hatlar üzerindeki davranışları, elektronlarla bombalanan gazların tepkileri, “renk dediğimiz şey aslında bir ne?” sorusunun cevabı gibi birbiriyle alakasız görünen bir çok alandan gelen bilgilerin birleştirilmesi gerekmiştir.

Belirtmek gerekir ki, bu bilgilerin bir çoğu da hala tamamen anlaşılabilmiş şeyler değil. Gözlenebilen kimi etkilerin var olma sebepleri hakkındaki bilgimiz, tahminlerden öteye gidemiyor çoğu zaman.

Belirsiz bir kaynaktan başlayıp son etkiye gelmek hayli zor olacağından, görülen etkilerden başlayıp yavaş yavaş geriye doğru ilerlemek daha yerinde olur diye düşünüyorum.
Elektronlar yeryüzünün en üst atmosferine girdiklerinde, yerkabuğu yüzeyinden 20 ila 200 mil yukarıdaki yüksekliklerde oksijen ve nitrojen atomlarıyla karşılaşırlar. Aurora’nın rengi, hangi atomla çarpıştığına ve karşı karşıya geldikleri yüksekliğe bağlıdır.

 

• Yeşil – oksijen, 150 mil yüksekliğe kadar
• Kırmızı – oksijen, 150 mil yüksekliğin üstü
• Mavi – nitrojen, 60 mil yüksekliğe kadar
• Mor/eflatun – nitrojen, 60 mil üstündeki yükseklikler

 

 
Facebook'ta paylaş   Twitter'da paylaş   Besleme | RSS

Yorumlar

Henüz yorum yok.